“1871 YILINDAN GÜNÜMÜZE 6 NESİLDİR DEVAM EDEN LEZZET”

 

BAKLAVANIN TARİHÇESİ: Amerikalı araştırmacı bir yazarın verdiği bilgilere göre “Paklavu” adıyla orta Asya’dan gelen Türklerin ülkemize taşımış olduğu, üst üste yufkaların arasına ceviz konularak ve bal şurubu dökülerek yapılan geleneksel Türk tatlısıdır.
Ulaşılabilinen en net bilgilere göre, 1871 yılında Güllü Çelebi’nin Halep’ten hac yolculuğu dönüşünde ülkemize getirdiği ve daha sonraki zamanlarda Osmanlı İmparatorluğu sarayında da padişahlara ve onların misafirlerine sunulan ve birçok çeşidi olan en değerli Türk tatlısıdır.

BAKLAVA NASIL YAPILIR: Unu, sade yağı, fıstığı ve cevizi ile tecrübeli ustaların ellerinde açtıkları hamurla birçok çeşide ulaşan baklavanın, pişirilmesi ve sunumuyla Türk Mutfağında çok özel bir yeri vardır. 10 kat üst üste arasına nişasta serpilerek yapıştırılmadan açılan ve arkasında gazete okutacak kadar incelen hamurlar, ürünün çeşidine göre arasına fıstık, ceviz ve kaymak konularak 40 kat üst üstte dizilerek yapılır. Gerçek Antep Baklavası, üzerine tereyağının damıtılmış hali olan sade yağ konularak çeşidine göre dilimlenir veya dizilir. Kendine özel fırınlarda altın rengini elde edene kadar yaklaşık 35 dk pişirilir. Fırından sıcak bir şekilde çıkarılır ve üzerine hazırlanmış olan sıcak şerbet dökülerek 1 saat dinlendirildikten sonra satışa sunulur.

GÜLLÜOĞLU BAKLAVANIN TARİHÇESİ: Bu serüven 1871 yılında Güllü Çelebi’nin bir Osmanlı şehri olan Halep’te baklavayı öğrenerek kendi şehri olan o zamanki adı ile ‘Ayıntap’ a getirmesi ile başlar. İlk olarak kardeşleri ve çocukları ile beraber baklavacılığı kendisine meslek edinerek geliştirmeye ve büyütmeye gayret gösterir. Nesiller boyu baklava ile anılan Güllüoğlu aile fertleri de bu mesleğe sahip çıkarak ve onun izinden devam ederek baklava ile özdeşleşmiş Güllüoğlu markasını ve baklavacılık mesleğini büyütmeye çalışırlar. Bunlar içerisinden 4. kuşak temsilcisi olan, Mustafa Güllü ilk olarak 1949 yılında çok büyük zorluklar içerisinde İstanbul’a gelmiş, İstanbul halkına ve İstanbul’a gelen tüm dünya insanına baklavayı tattırmıştır. Mustafa Güllü uzun yıllar çalışarak bu mesleğe çok büyük emek vermiş, Türk ve Dünya mutfağında baklavanın yer etmesi için 5. kuşağı temsil eden çocuklarını özenle yetiştirmiştir. Günümüzde 6. kuşağın devraldığı ve 7. kuşak aile fertlerinin de bu mesleğin içinde yetişmeye başladığı Güllüoğlu ailesi, kalite ve dünya standartları ölçüsünden taviz vermeden bu bayrağı taşımaya devam etmektedir. Güllüoğlu baklavanın tarihçesi kökleri asırlara dayanan bir lezzet olarak günümüzde devam etmektedir.

KALİTELİ BAKLAVA NASIL HİSSEDİLİR: Kaliteli baklava, ağza alıp çiğnenmeye başladığında açılmış ince hamurun ağızda dağılıp erimesiyle, içinde kullanılan sade yağ ve fıstığın ,şeker ile birlikte damağınızda oluşturduğu lezzet tufanı, tat alma duyumuzla birleştiğinde yüzümüzde oluşan tebessüm ile kendini hissettirir.

GÜLLÜOĞLU KÜBBAN TARİHÇESİ: Güllüoğlu Kübban 2007 yılında Güllüoğlu ailesinin yıllar öncesi serüvenine dönüş hikayesinin başlangıcıdır. Büyük dedelerimizin yapmış olduğu ilk mağaza modelinin devamı niteliğindedir. Aslında Gaziantep’in meşhur Güllüoğlu Baklavasını, Gaziantep Mutfağı lezzetleri ile ilk olarak bir araya getirip İstanbul halkına sunuş modelidir. Günümüzde Güllüoğlu baklavanın tarihçesi Güllüoğlu ailesinin 6. kuşağının temsilcileri olan Enes, Eren ve Kerem Güllü kardeşlerin yönetiminde, kaliteden taviz vermeden üretim yapıp, misafirlerine yaklaşık 800 kişi kapasiteli binasında hizmet veren Güneşli’deki en gözde restoranlardan biridir. Bina içerisindeki üretimin günlük yapıldığı butik Baklava atölyesinin yanında, Gaziantep Mutfağından sunulan enfes lezzetleri ve hediyelik ürünleri ile çok değerli misafirlerine yüzyıllardır devam eden kalite geleneğini sunmaktadır.

Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş sayılırsınız. Daha fazla bilgi edinmek için Kişisel Verilerin Korunması ve Gizlilik Politikası sayfalarımızı ziyaret edebilirsiniz.